İNSANDA SİNDİRİM SİSTEMİ

15/1/2008 · Kategori: DERS NOTLARI

İNSANDA SİNDİRİM SİSTEMİ Sindirim sisteminin bölümleri:

1. Ağız: Dişler, dil, tükrük bezleri, dudaklar

2. Yutak                    3. Yemek borusu

4. Mide                     5. ince bağırsak

6. Kalın bağırsak           7. Anüs

Sindirime yardımcı organlar:

1. Karaciğer      2. Pankreas            3. Tükrük bezleri

 

                                 

Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Yorum yaz!

Hormonlar (endokrin sistem )

10/1/2008 · Kategori: DERS NOTLARI

ENDOKRİN SİSTEM

• Canlılarda sistemler arasındaki uyumlu çalışmayı sağlayan özel maddelere hormon denir.Bunların sağlandığı yere endokrin bezler,bu sisteme de endokrin sistem denir.
HORMANLARIN ÖZELLİKLERİ
1. Üretildikleri yerden hedef doku ve organlara hayvanlarda kan ile bitkilerde ise hücreler arası difüzyon ile floemle taşınırlar.
2. Her hormonun etkilediği hücre ,doku, ve organ farklıdır.
3. Hormonlar az miktarda olup etkileri farklıdır.
4. Gereğinden az veya çok salınmaları halinde hastalıklara neden olabilirler.
5. Hormonlar canlıdaki yoğunluğuna göre etki gösterirler.
6. Hormonlar protein ve yağ yapısındadır.

• Yüksek yapılı organizmalarda vücudun bütünlüğü sinir sistemi,birlikte çalışmasıyla sağlanır.
• Endokrin bezler salgı yapan sinir hücreleri ile bunların salgılarını inceleyen bilim dalına endokrinoloji denir.

HAYVANLARDA HORMONAL DÜZENLEME
• Omurgalıların birçoğunda ve birçok omurgasız hayvan (böcekler ,kabuklular, yumuşakçalar)endokrin bezler vücudun düzenli çalışmasında görev alır.
• Sölenterlerde ve halkalı solucanlarda hormon üreten tek kaynak ,salgı yapabilen sinir hücreleridir.
• Böceklerde hormonlar sinir sisteminde (beyin) üretilir.Beyin hormonları etkisiyle vücut bezleri hormon salgılar.Bunlardan en önemlisi de deri değiştirme hormonudur.Bu hormonun sayesinde deri değiştirilerek dış iskeletin engellemesine rağmen büyüme sağlanır.Bir başka hormon ise larva döneminde üretilen gençlik hormonu(jüvenil)dur.
• Deri değiştirme hormonu (ekdizon)ergenlik döneminde salgılanır.

İNSANDA HORMONLAR
• Hormonlar iç salgı bezlerinde üretilerek direkt kana verilir.
• Başlıca iç salgı bezleri:Hipofiz,tiroid,paratiroid,böbreküstü,pankr eas,epifiz,timusve eşey bezleridir.

HİPOTALAMUS:İki çeşit hormon salgılar.Bu hormonlar hipotalamus tarafından sentez edilerek hipofiz bezinin arka lobunda depo edilir, ihtiyaç halinde buradan kana karışır.

1. ADH(=Antidiüretik Hormon =Vazopressin):Böreklerde suyun geri emilimini sağlar .İnce atardamarın kasılmasını kan basıncının artmasını sağlar.ADH az salgılanırsa şekersiz diyabet hastalığı görülür.
2. OKSİTOSİN:Uterusun kasılmasını sağlayarak doğuma yardımcı olur.Meme bezlerini uyararak sütün meme ucuna gelmesini sağlar.
HİPOFİZ:iki kısımdır.
1)Arka lop:Hipotalamusta üretilen hormonlar depo edilir.
2)Ön lop:7 önemli hormon salgılar.
1. STH(=Somatotropin Hormon) :Büyümeyi sağlar Özellikle uzun kemiklerin büyümesini sağlar.Protein sentezini arttırır,karbonhidrat ve yağ metabolizmasını etkiler.Fazla salgılanması devliğe az salgılanması cüceliğe yol açar.Büyüme döneminden sonra fazla salgılanırsa akromegali hastalığına (el ayak, ve yüz kemiklerinde orantısızlığa) sebep olur.
2. MSH(=Melanosit Uyarıcı Hormon)eride melanosit hücrelere etki ederek cilde renk veren melanin maddesini salgılatır.
3. TSH(TUH=Tirotropin):Tiroid bezinin uyarılmasını ve tiroksin hormonun salgılanmasını sağlar.
4. LTH(=Luteotropik Hormon=Prolaktin):Korpus luteumun devamını sağlar.Annelik duygusunu geliştirir.Süt keselerinin oluşumunu sağlar.
5. FSH(=Folikül uyarıcı Hormon)işilerde folikülleri geliştirerek yumurta hücresinin olgunlaşmasını sağlar.Foliküllerde östrojen salgılattırır.Erkeklerin testislerinde sperm hücrelerin oluşumunu başlatır.
6. LH(=Luteinleştirici Hormon) işilerde ovalasyonu sağlar.Korpus luteumun oluşmasını sağlattırır.
7. ACTH(=Adrenokortikotropik Hormon):Böbrek üstü bezinin korteks kısmını uyararak buradan steroid hormonları salgılattırır.

TİROİD BEZİ:En önemli hormonu tiroksindir.
TİROKSİN:Hücrelerin metabolizma faaliyetlerinde kullandıkları oksijen miktarını ayarlar.Fazla salgılanırsa oksijen tarafından kullanılan oksijen miktarı artar ve metabolizma hızlanır.AZ salgılanırsa metabolizma yavaşlar,hücreler arası maddede sodyum ve suyun ,kanda ise kolesterolün yükselmesine sebep olur.İnsanlar ve sıcak kanlı hayvanlar, yılın soğuk aylarında daha fazla tiroksin salgılar.Hipotalamustaki salgı yapan sinir hücreleri, özel bir madde ile hipofizin ön lobundan tirotropin sentezlenmesini ve serbest kalmasını sağlar.TSH kan ile tiroide gelir ve tiroksin hormonu salgılar.Ayrıca kandaki Ca ve P seviyesini düşürücü etki yapan tirokalsitonin hormonu da salgılar.İyot eksikliğinde tiroid bezinin büyüyerek salgı yapmasını guatr denir.Gelişme devresinde tiroit bezinin az çalışması sonucu kretenizm(ahmaklık) olur.Bu çocuklarda cücelik , zeka geriliği, eşey bezlerinin gelişmediği görülür.Ergenlik döneminde az salgılanırsa bazal metabolizma hızı ve vücut ısısı düşer.Ruhen ve bedenen uyuşukluk başlar.Deride şişlikler ve kıl dökülmesi görülür.Bu bozukluklara miksodem denir.
PARATİROİT BEZİ:Parat hormonu (paratirin)sentezler.
PARAT HORMONU:Ca ve P metabolizmasını düzenler.Kemikten kana Ca ve P geçişini sağlar.Tirokalsitonin ile zıt çalışarak Ca , P dengesini sağlar.Az salgılanırsa kandaki Ca kemiklerde birikir ve kanın Ca miktarı azalır. Buna tetani denir.Bu hastalıkta kaslar ağır kasılma ve titremeler olur.El ve ayak parmaklarında içe doğru bükülmeler olur.
BÖBREKÜSTÜ BEZLERİ:Kabuk (korteks) bölgesinden salgılananlar:aldosteron ve
kortizon.Öz bölgesinde (medulla)salgılananlar:Adrenalin (Epinefrin),
nöradrenalin(Nörepinefrin)
ALDOSTERON:Böbreklerdeki Na –Cl iyonları emilimini sağlar
Kortizol.Karbonhidrat,yağ ve protein metabolizmasını düzenler.Protein ve yağların karbonhidrata dönüşmesini sağlar.Kan şekerini yükseltir
Korteks bölgesi hormonlarının az salgılanması sonucu Andison hastalığı oluşur.Deri tunç rengini alır, kan basıncı düşer iştahsızlık ve kaslarda zayıflama görülür Na ve Cl `ün idrara atılması artarken vücut sıvısında K miktarı yükselir.
ADRENALİN(Epinefrin): Korku , öfke ve heyecan anında salgılanır.Sempatik sinir sistemi epinefrinin etkisiyle kan basıncını yükseltir,kalp atışlarını hızlandırır damarlar genişler , göz bebekleri büyür, kıllar dikleşir.
NORADRENALİN(Nörepinefrin): Kan basıncını arttırıcı etki yapar
PANKREANS:Karma bir bezdir.Ürettiği enzimleri kanalla bağırsağa gönderir.Langerhans
odacıklarında ürettikleri hormonları kana verirler.

İNSÜLİN:Langerhans adacıklarını beta hücrelerinde üretilir.Kan şekerinin dokulara geçişini sağlar.Kas ve karaciğerde glikojen sentezini sağlar.Yeterli salgılanmadığında kan şekeri yükselir ve bunun sonucunda şeker hastalığı görülür.
GLUKAGON:Langerhans adacıklarının alfa hücrelerinde sentezlenir.Karaciğerde depo edilen glikojeni parçalattırır.Glikozun kana geçişini sağlayarak kan şekerini arttırıcı etki yapar.
EŞEYSEL BEZLER:
TESTİS HORMONLARI(ANDROJEN ):Testislerde testesteron hormonu üretilir.Erkeklerde ikincil karakterlerin gelişmesini ve spermlerin olgunlaşmasını sağlar
OVARYUM HORMONLARI:Östrojen ve progesteron üretilir.Östrojen dişilerde eşeysel olgunlaşmayı düzenler
PLASENTA:Progesteron salgılar.

Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Yorum yaz!

CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI ( TAKSONOMİ )

27/12/2007 · Kategori: DERS NOTLARI

CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI

• Canlıları, benzerlik ve akrabalık derecelerine göre gruplara ayırmaya sınıflandırma denir.
• 2 tiptir.a) Suni b) Doğal

1) Suni (Ampirik) Sınıflandırma
• Canlıların dış görünüşlerine ve yaşadığı ortama bakılarak yapılan sınıflandırmadır.
• Aristo tarafından yapılmıştır.
• Canlılar  Bitkiler  a) Otlar b) Çalılar c) Ağaçlar
 Hayvanlar  a) Havada b) Karada c) Suda
Yaşayanlar Yaşayanlar Yaşayanlar
• Dış görünüş dikkate alındığından nitel gözlemlere dayalı bir sınıflandırmadır.
• Suni sınıflandırmada analog organlar dikkate alınır.
• Analog organlar; yapıları farklı ama görevleri (yaptıkları işleri) aynı olan organlardır.Analog organları analoji inceler.
Örnek : Kuşun kanadı – Arı kanadı – Sinek kanadı

2) Doğal (Filogenetik) Sınıflandırma
• Canlıların organ yapılarının benzerliğine, dolayısıyla evrimsel akrabalıklarına bakılarak yapılan sınıflandırmadır.
• Doğal sınıflandırmada homolog organlar dikkate alınır.
• Homolog organlar; yapıları aynı ama görevleri farklı olan organlardır.Homolog organları homoloji inceler.
Örnek : İnsanın kolu – Kuşun kanadı – Balinanın yüzgeci
• Organları homolog olan canlılar akrabadırlar.Akraba canlıların proteinlerindeki amino asit dizilişleri, embriyonik gelişim evreleri, boşaltım artıkları da benzerdir.
• Nicel gözlemlere dayanır.
• Canlıların sınıflandırılmasında temel alınan bazı özellikler :
o Hücre tipi ve sayısı (Ökaryot – Prokaryot) (Hücresel organizasyon)
o Embriyo tabakalarının sayısı (Endoderm – Mezoderm – Ektoderm)
o Embriyonik örtülerin bulunuşu (Vitellus – Koryon – Amniyon – Allontois)
o Vücut boşluğu tipleri (Gastrovasküler – Sölom)
o Simetri şekilleri (Bileteral – Işınsal)
o Vücutta segmentlerin bulunuşu (Benzer parça)
o İskeletin bulunuşu (varsa kıkırdak veya kemik)
o Azotlu boşaltım maddelerinin benzerliği (NH3 – Üre – Ürik Asit)
o DNA’ daki baz dizilişi
o Sistemlerin varlığı (Sindirim, solunum, dolaşım vs.)




SINIFLANDIRMA BİRİMLERİ
• Sınıflandırmanın en küçük birimi türdür.

Alem
Regnum Hayvanlar

Şube Filum Omurgalılar
Sınıf Clasis Memeliler
Takım Ordo Etçiller
Aile Familya Kedigiller
Cins Genus Kedi
Tür Species Ev Kedisi

• İlk tür kavramını John Ray kullanmıştır.Ray’ e göre ortak ataları olan benzer bireyler topluluğuna tür denir.
• Bugünkü anlamda tür; ortak bir atadan gelen, yapı ve görev bakımından benzer organlara sahip, yalnızca kendi aralarında üreyebilen ve kısır olmayan döller meydana getiren canlıların oluşturduğu topluluktur.
• At ile eşek birbiriyle çiftleşebilmesine rağmen yavruları olan katırın kısır olmasından dolayı farklı tür olarak alınır.
• Ayrıca katır tür olmadığından dolayı sistematikte yeri yoktur.
• Kurt ile köpeğin çiftleşmesinden oluşan kurt köpeği üreyebildiği halde kurt ve köpek farklı türdendir.
• Bilimsel anlamda ilk sınıflandırmayı Carl Linne yapmıştır.
• Aynı türden olan canlıların; kromozom sayıları, yaşama ortamları, boşaltım ürünleri, embriyonik gelişimleri aynıdır.Protein yapıları ise bir başka canlıya göre birbirine daha çok benzer.
• Aynı türün bütün bireylerinin kromozom sayısı aynıdır..Ama kromozom sayısı ayı olan iki canlı aynı türden olmayabilir.
Örnek : İnsan=46 kromozom ; Moli balığı=46 kromozom
• Türler yaşadıkları ortamlara adapte olduklarından çeşitlilik gösterebilir.
Örnek : Irklar
• Bir canlının embriyonik gelişimi sırasında önce şube özellikleri, en son ise tür özellikleri ortaya çıkar.
• Türler iki kelimeyle, diğer birimler tek kelimeyle adlandırılırlar.
• Tür isminde ilk kelime cins ismi olup, ilk harfi büyük yazılır.İkinci isim ise o türün tamamlayıcısıdır.
Felis domesticus  Ev kedisi
Cins adı Tanımlayıcı ad

CANLILAR

 
PROKARYOTLAR ÖKARYOTLAR
 
    
Monera Alemi Protistalar Fungiler Bitkiler Hayvanlar


A) PROKARYOT CANLILAR (Monera Alemi)
• Tamamı tek hücreli, basit yapılı canlılardır.
• Çekirdekleri ve zarla çevrili organelleri yoktur. Protistlerden bu yönleriyle ayrılırlar.
• 1) Bakteriler 2) Mavi-Yeşil algler 3) Virüsler

1) Bakteriler
• Ribozom hariç organelleri yoktur.
• Bütün bakterilerde hücre zarı ve hücre çeperi bulunur. Çeperin yapısında karbonhidrat, protein ve yağ bulunur.Bazı bakterilerde ise çepere ek olarak polisakkaritlerden meydana gelmiş kapsül bulunur.
• Hücre zarından oluşan mesozomları vardır.Mesozom, solunum enzimlerinin kullanılarak enerjinin üretildiği yerdir.
• Fotosentez yapan bakterilerde hücre zarının sitoplazma içinde kıvrımlar yapmasıyla oluşan tilakoidler ve bunların içinde de klorofil bulunur.
• Kalıtım maddesi DNA’ dır ve halkasaldır.Proteinle kaplı değildir.
• Her yerde yaşayabilirler.En çok et suyu ve ağarlı besin ortamlarında çoğalırlar.
• Depo maddesi glikojendir.
• Şekillerine göre; küre, çubuk, virgül, spiral
• Gram boyasına göre; gram(+) , gram(-)
• Solunumlarına göre; Aeroblar, Anaeroblar, Fakültatifler
• Beslenmelerine göre;
a) Saprofitler : Organik maddeleri inorganik maddelere dönüştürürler.Sonuçta besin ve enerji elde edilir.Tabiattaki C, P ve N döngüsünde görevlidirler.Ensim sistemleri iyi gelişmiştir.
b) Parazitler : Sindirim enzimleri olmadığı için başka bir canlıya ihtiyaç duyarlar. Hastalık yapanlarına patojen bakteriler denir.
c) Fotosentetikler : Sitoplazmalarında serbest klorofil taşırlar.Hidrojen kaynağı olarak H2O, H2S ve H2 gibi maddeleri kullanırlar.Aerob, Anaerob ya da fakültatif olabilirler.
d) Kemosentetikler : Organik maddelerin sentezi için gerekli olan enerjiyi inorganik maddelerin oksidasyonundan (oksitlenmesinden) temin eder. Işık ve klorofil gerekli değildir.Nitrit, nitrat, demir ve kükürt bakterileri kemosentetiktirler. Kemosentez sonucu:
1) Bazı zararlı maddeler ortadan kaldırılır.
2) Bitkilerin alabileceği tuzlar oluşturulur.
3) Kimyasal enerji kazanılır.
4) Organik besin sentezlenir.
• Üremelerine göre ;
a) Bölünerek : Bütün bakterilerin esas üreme şeklidir.Amitoz şeklinde uygun bir ortamda 20 dakikada bir bölünürler.
b) Sporla : Bazı bakteriler ortam şartları bozulunca endospor oluştururlar.Endospor kalıtım materyallerinin çok az bir sitoplazmayla beraber, sert bir çeperle çevrilmiş halidir. Endosporlarda metabolik faaliyetler minimum seviyededir.
c) Konjugasyon : DNA yapısı farklı iki bakteri yan yana gelerek aralarında geçici bir zardan köprü oluştururlar.Bu köprü aracılığı ile DNA parçaları değiştirilir.
• Bakterilerin çoğu tüketicidir.

2) Mavi-Yeşil Algler
• Fotosentez yaparlar ama kloroplastları yoktur.
• Tatlı su birikintilerinde ve göllerde yaşarlar.
• Sitoplazmalarında yeşil renkli klorofil pigmenti ve mavi renkli fikosiyanin pigmenti bulunur.
• Yapışkan, jelatinimsi bir dış kılıf ile örtülüdür.

3) Virüsler
• Protein kılıf ve bir nükleik asitten meydana gelir.Bu yapıya nükleoprotein denir.
• Virüsün protein kılıfına kapsid, kılıfı oluşturan parçalara kapsomer, yönetici molekülüne ise genom denir.
• Sitoplazmaları yoktur.
• Enzim sistemleri olmadığından hücre içi mecburi parazittirler.
• Enzim sistemleri olmadığından antibiyotiklerden etkilenmezler.
• En küçük organizmalardır.
• Hücre dışında kristal yapıda bulunurlar.
• Özel dokularda çoğalırlar.Her virüsün çoğaldığı belli bir hücre çeşidi vardır. Bunun sebebi ise hücre zarındaki glikoproteinlerin virüslerle birleşebilme özelliği olmasındandır.
• Virüsler yüksek sıcaklık, ortam pH ı ve radyoaktif ışınlardan etkilenir ve ölürler.
• 3 tiptir.
a) Bitkisel Virüsler : Kalıtım materyali hepsinde RNA dır. Tütün, patates, marul, mozaik virüsleri örnek olarak verilebilir.
b) Hayvansal virüsler : Kalıtım materyali bazılarında DNA, bazılarında ise RNA dır.Grip, kızamık, kabakulak, suçiçeği, sarı humma, çocuk felci, uçuklar, siğiller ve aids örnek verilebilir.
c) Bakteriyofaj : Kalıtım maddesi DNA’ dır.
• Sarı humma virüsleri karaciğerde; kuduz virüsleri beyin ve omurilikte ; çiçek, kızamık ve siğil virüsleri deride çoğalırlar.
• Hücreler virüslere karşı interferon salgılar.İnterferon, hücrelerin virüslere karşı ürettikleri bağışıklık maddesidir.Bu nedenle kabakulak, kızamık gibi hastalıkları geçirenler kolay kolay bu hastalıklara yakalanmazlar.
• Retrovirüsler; RNA bulundururlar.Hücre içine girdiklerinde önce özel bir enzimle (Reverztranskriptoz) RNA’ yı çift zincirli DNA’ ya dönüştürür.Sonra ise hücre DNA’ sını ele geçirerek işini yaptırır ve hücrenin kanserli hücreye dönmesine sebep olur.
• Canlı bir hücreye giren virüs şu etkilerden birini gerçekleştirir.
o Hücre içinde çoğalarak hücrenin parçalanmasına sebep olmasına lizis denir.
o Hücrenin DNA sına yapışarak hücrenin şeklinin değişmesine sebep olmasına transformasyon denir.
o Hücrenin aşırı ve düzensiz bir şekilde çoğalmasına sebep olmasına reprodüksiyon denir.
• Virüsün canlılık özellikleri
o Yönetici molekül taşırlar.
o Çoğalırlar.
o Enzim bulundururlar.
o Özel protein yapıları vardır.
• Virüsün cansızlık özellikleri
o Kristalleşirler.
o Sitoplazmaları yoktur.
o Hücre zarı ve ribozomları yoktur.
o Metabolik reaksiyonları yapamazlar.

Kalıcı Bağlantı Yorum (3) Yorum yaz!

GENETİK MÜHENDİSLİĞİ

14/12/2007 · Kategori: OSYS

GENETİK MÜHENDİSLİĞİ NEDİR?

 

  1. Bilindiği gibi genler , bir organizmanın özelliklerini belirleyen kimyasal bilgiyi taşır.
  2. Genler değiştirilerek bir organizmaya istenilen özellikler kazandırılabilir.
  3. Genetik mühendisliği , bilimadamlarının genleri bir organizmadan alıp diğerine aktarmalarına imkan veren bir teknolojidir.
  4. Bu teknoloji ; nükleik asit hibridizasyonu , rekombinant DNA , PCR , hücre kültürü ve monoklonal antikor tekniklerini içerir .
  5. Bunlardan en başarılı ve yaygın olan rekombinant DNA tekniği ; restriksiyon enzimlerini kullanarak “gene splicing” de denilen DNA’nın istenilen bölgesinin kesilip çıkarılması ve kesilen parçanın ligaz enzimi kullanılarak “vektör” adı verilen taşıyıcı bakterinin plazmidine yapıştırılması işlemlerini içerir. Daha sonra plasmid bakteri içine yerleştirilerek rekombinant DNA’nın normal hücresel aktivitesine devam etmesi sağlanır.
  6. Bugün genetik mühendisliğinin bitki ve hayvanlarda uygulanmasıyla daha iyi ve sağlıklı yiyecekler, daha güvenli temiz bir çevre ve sağlık alanındaki gelişmeler insanlara sunulmuştur.

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

« Önceki :: Sonraki »